20/6/2008

ARTIK TAŞINDIM  BİR ADIM YÜKSELDİM BLOGSPOTA GEÇTİM YENİ YERİME HEPİNİZİ BEKLİYORUM..

http://remziyeeg.blogspot.com

Yorum (10) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

ÖZLEMİN KADAR..

29/5/2008

b9e2125189cd66fd320804147510ef09.jpg

 

Toprağın iştahıyla dallardan

 

kuruyan yaprakları topluyor rüzgar

 

üşüyen çocukların teniyle kelebekler

 

sindi solgun çiçeklerin dibine

 

göğün karaşın kıvılcımları kırlangıçlar

 

tel tel sıyrılıp bulutlardan

 

göçtü uzaklara

 

yaz bitti...

 

 

 

Nasıl isterdim, ah yazgımı değiştirmek

 

öpüşür gibi sessizlikle

 

su içen bir ceylanın

 

halka halka dudaklarından

 

çakılların, yosunların köpükteki nazına doğru

 

başıboş

 

akıp gitmek bir derede...

 

 

 

Zift ve kemik arasında sıkışıp

 

ezilmiş filizin uğultusuyla

 

taşıdığım ruhumdan utanarak

 

otları dinliyorum

 

ne başka sızım olsaydı keşke

 

ne başka sözüm artık

 

kaçsam, kaçıp gitsem buralardan

 

kederi beni daha fazla boğmadan

 

uzağında bulandığım kırların...

 

 

 

Koynumda özleyişin kusursuz ürpertisi

 

güvercinlerim

 

ve ömrüm sıra huylarıma dolaşan

 

çocukluk günlerimdeki telaş

 

ah, sadece şiirle yaşasaydım

 

giziyle düşteki ışıltının

 

dallara kuşlar ve sincaplar kadar yakın

 

gülüşleri dolunnay

 

öpüşleri sarmaşık

 

güzelimi her sabah

 

salkım salkım leylaklar

 

yağmur ve gonca kokusuyla anarak...

 

 

 

En yüce yaratıktı oysa

 

ateşi ve sevdayı bulurken insan

 

yazık ki artık

 

bir kelebeğin titreyişleri kadar olsun

 

sahici gelmiyor bana

 

sorsalar, söyleyemem yeniden

 

hangi şehrin renkleri gökyüzünün dengidir

 

ya da yolununca gönlündeki sümbülü

 

küskün öten bülbülün

 

derdini kim üleşir;

 

çölden kopan rüzgar bile

 

ufkunu böylesine onulmaz

 

böylesine arsızca ağılayan insandan

 

daha kumsuz daha nar...

 

 

 

Çaresiz dinecek bu çile bir gün

 

tırnak ve nasır gibi ruhumda katılaşan

 

bereketsiz bu kalabalıktan

 

soluyup alacak beni duldasına doruklar

 

durulaya kurulaya büyütmek için

 

yeni doğmuş kuzuların sesiyle

 

toprağını kayalardan emziren hızıyla yaylaların...

 

 

 

Güzelim, serçeler mi taşıdı sana

 

bahçelerden, çimen çimen

 

karadut oyası zülüflerini

 

çiğdem tüten gamzeleri omuzlarına

 

kırdan mı sardın

 

yad ellerden esen yelde sevdalın mı var?

alıntıdır..

b9c8b85a5fc54a19c5bacca82466685b.jpg

Yorum (10) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BURDASIN

19/5/2008

7be747c99383c925c800c0948ac7436e.jpg

Burdasın
yanımdasın biliyorum
Mum ışığımın zerafetinde
ağlayan yalnızlığımsın yine bu gece
Dur gitme, bekle!
Eriyip gidemezsin beni bırakıp.
Mum biter, gece söner ama
korkarım, beceremem
karanlıkta şiir yazmayı sana.

Sen hep burdasın,
odamdasın biliyorum
Olur ya, sıkılırsan eğer
git, gez de gel biraz ama
dön ne olur yine yanıma.
Korkarım,
ağlamayı beceremem karanlıkta.

Burdasın biliyorum
Ama ben seni bulamıyorum
bulamıyorum!
Kaybolan yüreğimle beraber
bu gece de yine inatla
seni arıyorum...


Y.B

0e0ee3100fcf438cb76a8ab0a279a47d.jpg

Yorum (7) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

GEL BENİM RUHUM...

17/3/2008

77a09f24ae0432981a25b883a55b37a5.jpg

Gel benim ruhumun gerçek sesi gel!
Yıllardır sönmeyen alevim, korum.
Gel benim ömrümün hikayesi gel.
Şiirim, sonsuzum, gerçeğim, zorum
Gökle yerin birleştiği kavşakta
Seni bulup bulup kaybediyorum.

 

İlkin rüzgâr değil sanki nefesti,
Bir kez başlayınca estikçe esti...
Sonra bir upuzun karanlık bastı.
Sürdü hep aynı düş, hep aynı yorum
Şimdi duraklarda her akşam üstü
Seni bulup bulup kaybediyorum.



Yitiksin baharlar, güzeller içinde
Resimler, baharlar, sözler içinde.
Bazen bir iz görüp izler içinde
Cevap umuduyla titriyor sorum.
Sonra en tanıdık yüzler içinde
Seni bulup bulup kaybediyorum...


Bekir Sıtkı Erdoğan

e67f1ff7141ddccdbcac6732c63ef7f9.jpg picture by fatoscb

Yorum (20) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

GERÇEKTEN SEVMEK..

21/2/2008

1386312999_ff3e2117a1.jpg picture by fatoscb

O durmadan kaçıyor;
Sen ardından gitmiyorsan;

O günün her saatinde saklanıyor,
Sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan;

O sana acıların en büyüğünü tattırıyor,
Sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan;

Boşuna aldatma kendini,
Onu sevmiyorsun demektir.

Elindeki içki kadehinde,
Dudağındaki sigarada ,
Okuduğun kitapta,
Mırıldandığın şarkıda,
Söylediğin şiirde,
Gördüğün rüyada
Ve yaşaman icin
Ciğerlerine doldurduğun havada
O yoksa;
Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Renkler onunla değerlenmiyorsa,
Örneğin; onsuz kırmızı kırmızılığının,
Mavi maviliğinin farkında değilse,
Beyaz yalnız o giydiği zaman
Güzelliğini haykırmıyorsa,
Sabahları onu görünceye kadar
Güneş doğmuyorsa
Ve onsuz gökyüzü geceleri
Aya, yıldızlara hasret değilse
Onu sevmiyorsun demektir.

Sokakta gördüğün her yüzde
Ondan birşeyler aramıyorsan,
Güzel bir manzara,
Hüzünlü bir musiki onu hatırlatmıyorsa,
Uykudan uyandığın zaman
Yaşamakta olduğundan önce
Onu hatırlamıyorsan,
Omuzlarına dökülmüş saçları,
Bir sis perdesinin ardında
Her zaman gülen,
Işık sacan gözleri
Aklına gelmiyorsa,
Durup durup avuçlarının
Sıcaklığını özlemiyorsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Dünyada yaşıyan öteki insanların
Senin için hâlâ bir değeri varsa ,
Ona karşı tutumunu
Toplumun köhne ve manasız
Kurallarına göre ayarlıyorsan
Ve açık açık
Sanki var olduğunu haykırırcasına
Sevgini söylemiyorsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Yok o senin icin
Herşeyden değerliyse,
Gözünü yumduğun anda
Onu görebiliyorsan,
O bütün şarkılarda,
Bütün şiirlerde,
Bütün resimlerde ise,
Ona muhtaç olduğunu
Söylemekten utanmıyorsan,
Senin içten ve büyük sevgine
Karşılık vermiyeceğinden
Korkmuyorsan,
Bütün bencil duygularından
Sıyrılabilmişsen
Onun için herşeyi,
Ama herşeyi yapacak gücü
Kendinde buluyorsan,
Her hali sana
Ayrı ayrı güzel geliyorsa,
Karşıisında kendini
Bir çocuk gibi hissediyorsan,
İstediği anda onun için
Ölebileceksen,
Onun için yaşıyorsan
Ve yine onun için
Bildiğin bilmediğin
Bütün düşmanlıklara
Karşı koyabileceksen,
O her geçen dakika
Sende biraz daha büyüyorsa
Ve kendi kendine bile
Çok sevdiğini bütün
Samimiyetinle,
İnanmışlığınla
İtiraf edebiliyorsan,
Bir gün o seni hiç,
Ama hic sevmediğini söylese bile ,
Senin sevginde azalma olmayacaksa
Ve ölünceye kadar onu aşkların
En olumsuzu ile sevebileceksen;
İşte o zaman
Onu seviyorsun demektir.

O sana sevmeyi,
Gercek aşkı öğretti.
Sen onu hep sevecek
Ve sevilmenin mutluluğunu tattıracaksın.

O , hiç sen olmasan bile,
Seni bir parça sevmese bile....

Ümit Yaşar OĞUZCAN

934931.jpg picture by fatoscb

Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BİR ÇİÇEK ALDIM..

4/2/2008

adsz7.jpg picture by fatoscb

Dün gece yine yalnızdım
Sokağa çıktım
Ve kendime bir çiçek aldım
Kendim almamış gibi yürüdüm sokaklarda
Ve yalnız değilmişim gibi düşündüm
Ama her gece gibi
Dün gece de yalnızdım
Ve kendime bir çiçek aldım
Bir saat geri alınmış saatler
Ben geri almadım
Ve bir saat daha yalnız kalmadım
Bir masaya oturdum
İki çay ısmarladım
Ben içtim
sen soğuttun
sana söyleyeceğim her şeyi yuttum
çok dert etmedim
çünkü yoktun
dün gece yine yalnızdım
rahat ağladım
yokluğundan gizlemedim gözyaşlarımı
ve lambaları hiç karartmadım
dün gece
her gece gibi yalnızdım
sokağa çıktım
ve kendime bir çiçek aldım
sen sandım
Koklamadım.


Uğur Arslan
adszkkkll.jpg picture by fatoscb

Yorum (7) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

GİDİYORUM

15/1/2008

809757bf0rwcljoj.gif picture by fatoscb

 

 

Gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum
Gidiyorum
bütün acılarımı vurup sırtıma
umutları bırakıp başucuna
ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp
şiirlerimi sarıp bohçama
yüreğimin yangınına gidiyorum
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal.

 

 


Gidiyorum
gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp
yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum
içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın
sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar
gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum.


Gidiyorum
başımda gam, gözlerimde nem
bütün hatıraları bırakıp geride
usulca çekip kapıyı ardımdan
alıp başımı gidiyorum buralardan
şafak sökmeden kimseler görmeden
yağmurun yağmadığı çöllere gidiyorum
sevgi dolu yüreğimi bir ıssızda yakmak için.


Hoşça kal suyundan çimdiğim dere
kana kana içtiğim pınar
say ki yaşamadım bu yerlerde
nazlı çiçeklerini okşamadım baharın
bozguna uğramış bir bostanın hüznüyle
bir yaprağın ürpertisine yazıp ömrümü
çekip gidiyorum buralardan.


Gidiyorum
bir bilinmeze doğru
hem yol, hem yolcu olmaya
acılarımla başbaşa kalmaya gidiyorum
bütün yıldızları takıp kanatlarıma
bir kelebek gibi özgür olmaya gidiyorum.


Yüreğimin sızılarında damıttığım her şiiri bin kez öperek
ve sökerek sevgiden yana ne varsa göğsümde
gecelerin zifiri saçlarında kaybolmaya
bir ceylanın gözlerinde ağlamaya gidiyorum.


Bütün borçlarımı ödedim alacaklarımı erteledim
artık ne diyecek bir sözüm kaldı sevdiklerime
ne okuyacak bir şiirim
gözlerimin içindeki iki damla gözyaşı gibi
bakmadan ardımdaki uçurumlara
alıp götürüyorum yüreğimdekileri de
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal.



Nuri CAN

1792245.jpg picture by fatoscb

Yorum (6) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN..

30/12/2007

xmas1b.gif picture by fatoscb

Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

HÜZÜNLERDİ DÖKÜLEN

18/12/2007

bayram10055.jpg picture by fatoscb

Yorgun kanatlarınla bir akşam üstü
Özlem bulutlarından süzülüver içime.
Sen gideli menekşeler bahara küstü,
Ne gün doğdu, ne yıldız gülümsedi geceme.

Dalında kurudu ümidin goncaları
Sevdaya alkış tutan elleri kader kırdı.
Bir türlü bulamadım o dörtlü yoncaları
Aşkın mutlulukları; çözülmeyen bir sırdı.

Şarkılar, hep tek yanlı aşklar için ağladı.
Hüzünlerdi dökülen tamburların telinden
Gönül mangalında ateşler kül bağladı
Sağlam bentler yıkıldı ihanetin selinden.

Çalmadın bir daha gönül kapısını,
Gülmedin sabahıma pembe şafaklar gibi.
Bir kenara fırlattın aşkımın tapusunu
Yüreğime saplandın keskin bıçaklar gibi...



İlhan Geçer

bayram10057.jpg picture by fatoscb

Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

RÜZGAR...

17/12/2007

2444914.jpg picture by fatoscb

Şimdi bir rüzgâr geçti buradan
Koştum ama yetişemedim,
Nerelerde gezmiş tozmuş
Öğrenemedim.

Besbelli denizden çıkıp
Kıyılar boyunca gitmiştir,
Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu
Yüreğini allak bullak etmiştir.

Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğru
Bulutları koyun gibi gütmüştür,
Okşayıp otları yaylalarda
Büyütmüştür.

Köylere de uğradıysa eğer
Islak, karanlık odalarda beşik sallanmıştır,
Güneş altında çalışanlara
İmdat eylemiştir.

Sonra başlayıp alçalmaya ovalara doğru,
Haşhaş tarlalarında eflatun, pembe, beyaz,
Kıraçlarda mavi dikenler..
Toz toprak gözlerine gitmiştir.

Şehirlere uğramış ki yanımdan geçti,
Haşhaş çiçeğine benzer kızlar görmüştür,
Bir gülüş, bir tel saç, allık pudra
Alıp gitmiştir.

Şimdi bir rüzgâr geçti buradan
Koştum ama yetişemedim,
Soraydım söylerdi herhalde.
Soramadım.

Cahit KÜLEBI

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

.güllllllllllllllllllllllllllllllll

Gül sunan bir elde daima bir miktar gül kokusu kalır...

Son Yazılarım


Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro